Aile İçi Şiddete Maruz Kalan ve Korunmaya Muhtaç Ailesiz Çocuklarda Akran Zorbalığının Karşılaştırılması

×

Hata mesajı

User warning: The following module is missing from the file system: plup. For information about how to fix this, see the documentation page. in _drupal_trigger_error_with_delayed_logging() (line 1138 of /home/u6487968/public_html/includes/bootstrap.inc).

1.Giriş
 
Aile hepimizin bildiği ve literatürde yer alan en basit tanımıyla; evlilik ve kan bağına dayanan,
 
karı-koca, kardeşler, çocuklar arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birimdir,
 
Çocuğun yaşadığı ve tanıdığı ilk çevre olan aile, çocuğun kişiliğinin oluşmasında en önemli
 
çevresel faktördür. Her çocuğu, diğerlerinden ayıran farklılaştıran duyguları, düşünceleri ve
 
davranışları vardır, çocuk gelişiminde ve farklılaşmalarında kalıtımsal ve çevresel faktörler büyük
 
rol oynamaktadır. Literatüre göre, çocukların kişilikleri içinde yaşadığı ve büyüdüğü aile yapısı
 
tarafından çok fazla etkilenmekte ve şekillenmektedir. Çocukların kişiliklerinin oluşmasında
 
öğrenme ilkeleri büyük önem taşımaktadır. Çocukların bazı durumlar karşısında gösterdikleri
 
duyuşsal tepkilerin, klasik koşullanma yoluyla kazanılan öğrenme olduğu öne sürülebilir. Bunun
 
yanı sıra, çocukların kişiliğini oluşturan davranışların gözlem ya da model alma yoluyla
 
öğrenildikleri görülmüştür.
 
Aile içi şiddete maruz kalan ve küçük yaşta ailelerinden alınan çocukların akranlarına zorbalık
 
uygulamaya eğiliminin diğer çocuklara kıyasla daha fazla olduğu düşünülmektedir, aile içi şiddet ile
 
akran zorbalığı arasında pozitif bir korrelasyon olduğu düşünülmektedir. “Aile içi şiddet kuşaktan
 
kuşağa geçmekte ve yalnızca şiddet gören kişiyi değil, tanık olan kişilerin psikolojik durumlarını,
 
özellikle çocukların psikososyal gelişimini , okullardaki akran ilişkilerini de etkilemektedir. Aile
 
şiddete maruz kalan çocuklarda zorbalık eğilimlerinin oluşması beklenmektedir. (Güleç,
 
Topaloğlu,Ünsal, Altıntaş, 2012) .
 
“Zorbalık okullarda yaşanan oldukça yaygın bir şiddet türüdür. Saldırganlığın bir alt türü olan
 
zorbalık, bir veya birden çok öğrencinin, kendilerinden daha güçsüz öğrencileri, kasıtlı ve sürekli
 
olarak rahatsız etmesiyle sonuçlanan ve kurbanın kendisini koruyamayacak durumda olduğu bir
 
saldırganlık türüdür” (Gökler, 2009) .
 
Sosyal öğrenme teorisi, ebeveynlerin model oluşturma yoluyla şiddet davranışı öğrettğini ve
 
şiddete başvurmaksızın çatışma çözme becerilerini öğretmek konusunda yetersiz olduklarını
 
vurgulamaktadır. “Fiziksel şiddet gören çocuklarda saldırganlıkta artma, uyku, yeme ve kilo ile
 
ilgili sorunlarda dahil olmak üzere çok sayıda davranış ve sağlık sorunları olabilir. Bu çocuklar
 
olumlu ve yakın arkadaşlıklar geliştirme zorlanmaktadır.” (İbiloğlu,2012) .
 
1.1 Araştırmanın Sorunu 
 
Yetiştirme yurtlarında yaşayan kimsesiz çocuklar ve aileleriyle birlikte
 
yaşayıp aile içi şiddete maruz kalıp okullarda öğrenim gören çocukların ve öğrencilerin uyum
 
problemleri, akran ilişkileri, zorbalık eğilimleri, yalnızlık duygusu, duygusal yoksunluk(sevgi
 
açlığı) ve yansımaları araştırmanın sorunu ve araştırılması gereken önemli noktalar olarak
 
planlanmıştır. Ayrıca yetiştirme yurtlarındaki çocukların sosyalleşme becerilerinde ve akran
 
ilişkilerinde anne- babalarının hayatta olup olmama durumlarının akran zorbalığı eylemlerine etkisi
 
olup olmadığı araştırmanın sorunsalları olarak belirlenmiştir.
 
1.2 Araştırmanın Amacı
 
Bu araştırmanın temel amacı; okullarda aile içi şiddeti yaşayan ve yetiştirme yurtlarında yetişen
 
çocukların bulundukları psiko-sosyal düzeyi belirleyerek bu çocukların toplumsallaşmaları için
 
gerçekleştirilecek politikalara katkıda bulunmaktadır.
 
Bu amaçlar doğrultusunda ;
 
– Yetiştirme yurtlarında yaşayan çocukların etkilenme düzeylerini belirlemek
 
– Yetiştirme yurdunda yaşayan çocuklar ile ailesiyle yaşayan ve aile içi şiddet gören
 
çocukların akran zorbalığı gösterme eğilimlerini incelemek ve kıyaslamak
 
– Yetiştirme yurtlarında yaşayan çocukların psiko-sosyal sorunlarını belirlemek
 
– Aile içi şiddet gören ve ailesiyle yaşayan ve okullarda öğrenim gören çocukların psiko-
sosyal sorunlarını belirlemek
 
– Yetiştirme yurtlarında ve okullarda çocuklara verilecek hizmetlere ilişkin politikaları
 
etkilemek
 
– Sorununu çözümüne ve konuya ilişkin bilimsel bilgiye katkıda bulunmak bu araştırmanın
 
amaçları olarak belirlenmiştir.
 
1.3 Araştırmanın Önemi
 
Literatürde daha önce yapılmış böyle bir çalışmaya rastlanmamıştır, literatürde aile iç şiddet ve
 
zorbalık ile ilgili bazı araştırmalar olsa da aile içi şiddet yaşayan çocuklar ile yetiştirme yurtlarında
 
yaşayan çocukların akran zorbalık eğilimleri yönlerinden kıyaslandığı bir araştırmaya veya bulguya
 
rastlanmamıştır bu yüzden bu çalışmanın önemli bir çalışma olabileceği düşünülmektedir.
 
Yetiştirme yurtları ve okullardaki çocukların ne ölçüde ve ne tür akran zorbalığı davranışlarına
 
hedef oldukları ve sergilediklerini ortaya koyması ve bunun araştırılması literatüre sağlanacak
 
önemli bir katkı olarak görülmektedir. Aile özellikleri ve akran ilişkileri zorbalığı açıklayıcı önemli
 
nitelikler olarak düşünülmektedir. Aile özelliklerinden; ailenin çocuk yetiştirme tutumları, aile içi
 
şiddet, zorbalık davranışlarını açıklayıcı etkenler olarak düşünülmektedir. Bu araştırma ışığında
 
bazı önlemler alınabileceği düşünülmektedir, bu tür yardım edebilmenin ilk koşulu onların aile içi
 
şiddet ve yetiştirme yurtlarında yaşama olaylarından ne derece etkilendiklerinin belirlenmesi ve bu
 
doğrultuda çözüm arayışlarına gidilmesi olacaktır.
 
1.4 Varsayımlar
 
Katılımcıların Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeğini samimi bir şekilde cevapladıkları
 
varsayılmaktadır.
 
1.5 Literatür taraması
 
“Aile içi şiddet çeşitli kültür, sınıf, eğitim, gelir düzeyi, etnik köken ve yaş sınırlarının ötesinde,
 
tüm ülkelerde saptanan bir olgudur” (İbiloğlu, 2012). “Bir ilişkide genellikle biri tarafından diğerini
 
kontrol altında tutmak için kullanılır. Aile içi şiddet pek çok durumda şiddete maruz kalma riskinin
 
fazla olduğu toplumlarda sosyal açıdan normal kabul edilmektedir. Güvenlik, utanma, korku ve
 
farkındalık eksikliği gibi nedenlerden dolayı aile içi şiddet çoğunlukla bildirilmemektedir”
 
(İbiloğlu, 2012)
 
Çocuk sosyal etkileşim içinde olgunlaşmaktadır. Yaşadığı ailenin ve çevrenin sosyal davranış
 
modellerini benimsemektedir. “ Çocuk gözlemlediği çevreden iyi yada kötü davranış kalılpları
 
geliştirir. Şiddeti gözlemleyen çocuk şiddetle ilgili davranışlar geliştirir. Böylece şiddet, şiddetin
 
izlenmesiyle öğrenilmiş bir davranış olarak ortaya çıkar. Çocuğun şiddeti izlemesi yada şiddete
 
tanıklık etmesi şiddeti bir baş etme yolu olarak kullanmasına neden olur ve şiddetin diğer insanları
 
kontrol etmenin bir yolu olduğunu öğrenir (Ayan S, 2007).”
 
“Zorbalığı ya da saldırganlığı üreten faktörler arasında, çoçuğun ailede ilk bakımının yetersiz
 
oluşunun, yetiştirilme tarzının ve ailede yaşanan problemlerin önemli rol oynadığı bilinmektedir.
 
Özellikle zorbalık olaylarının yüksek oranda görüldüğü okullarda, görece daha fazla sayıda
 
çocuğun, “ doyurucu olmayan çocuk yetiştirme tarzına” maruz kaldığı ve birçok aile problemi
 
yaşadığı belirlenmiştir. Doyurucu olmayan bakım ya da yetiştirme ; çok az sevgi, ilgi, bakım,
 
deneim ya da rehberlik ile, çocuğun davranışlarına net sınırlar koyamama gibi faktörleri içerir. Aile
 
problemleri ise, ebeveynler arasında çatışmalı kişilerarası ilişkiler, boşanma, psikiyatrik hastalıklar,
 
alkol problemleri ve benzeri sorunları içerebilir “(Olweus, 1993). Araştırmalar, zorbaların
 
ailelerinin de sorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.” ( Olweus,1994).
 
1.6 Araştırmanın Sınırlılıkları;
 
Bu araştırma;
 
1. 2016- 2017 eğitim- öğretim yılında, aile iç şiddete maruz kalan ve hala aileleriyle ile
 
yaşayan 5. ve 6. sınıflarda öğrenim gören öğrenciler, bu öğrencilerin velileri ve 11-12 yaş
 
aralıklarında olan yetiştirme yurtlarında anne ve babasız büyüyen çocuklar ile sınırlıdır.
 
2. Kocaeli İli Büyük Şehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan 3 ayrı ilköğretim okulu ve 2
 
ayrı yetiştirme yurdu ile sınırlıdır.
 
3. Veri toplama araçları akran zorbalığını belirleme ölçeği sınırlıdır.
 
2. Yöntem
 
2.1 Araştırma Modeli
 
Araştırmada genel tarama modeli kullanılması planlanmaktadır. Araştırma sonuçların sayısal
 
ifadeler şeklinde ifade edilmesi planlamaktadır. Bu nedenle araştırma nicel bir araştırma olacaktır.
 
Araştırma uygulamalı ve alan araştırması türünde gerçekleşecektir.
 
2.2 Veri toplama araçları ve yöntemin nasıl uygulanacağı
 
Veri toplama aracı olarak Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği kullanılması planlanmaktadır.
 
Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği: Akran zorbalığı gösteren çocukları belirleyebilmek amacıyla,
 
Mynard ve Joseph (2000) tarafından geliGtirilen ve Gültekin ve Sayıl‟ın (2005) Türkçe‟ye
 
uyarlamasını yaptığı “AZKBÖ”ndeki tüm akran zorbalığına hedef olmayı ölçen soruların karşısına
 
Pekel ve Uçanok (2005) “Peki sen bu davranışıne kadar yapıyorsun?” sorusunu ekleyerek
 
“AZBÖ”ni oluşturmuştur. Bu ölçeklerin ikisi birden hem kurbanları hem de zorbaları belirlemede
 
kullanılmaktadır.
 
Uygulamanın yapılabilmesi için gerekli izinler alındıktan sonra ilgili okullara ve yetiştirilme
 
yurtlarına gidilerek okullarda aile içi şiddete maruz kalmış çocukların sınıf listeleri ve yetiştirme
 
yurt idarelerinden anne babasız büyüyen çocukların listelerinin temin edilmesi düşünülmektedir.
 
Araştırma da kullanılan veri toplama araçlarının çocuklara grup halinde yapılması planlanmaktadır.
 
Her ölçeğin başında çocuklara, nasıl yanıtcaklarını anlatan yönergeler verilerek önce bunu
 
okumaları istenecektir. Daha sonra ise, anlamlarını kolaylaştırmak için her ölçekten örnek sorular ya
 
da durumlar verilerek tahtada tekrar anlatılacaktır. Akran zorbalığı ölçeklerini yanıtlarken
 
doğabilecek, sosyal istenilirlik ya da cezalandırılmaktan korkma durumlarını engellemek için bu
 
ölçeklerde çocukların kimlikleriyle ilgili bilgi vermeleri istenmemesi planlanmaktadır.
 
Rehberlik servisi ile yapılan düzenli görüşmeler sonrasında aldığımız bilgiler doğrultusunda, aile
 
içerisinde şiddete maruz kalan çocuklar öncelikle belirlenip tespit edilmiştir. Rehberlik servisi ve
 
yapılan özel görüşmelerden sonra aile içi şiddete maruz kalan çocuklarların belirlenmesine
 
yetiştirme yurdunda kalan çocukların ise random sampling yapılırak seçilmesi planlanmaktadır.
 
2.3 Araştırmanın Evreni ve Örneklemi
 
Araştırmanının evrenini aile içi şiddet gören çocuklar ve yetiştirme yurtlarındaki çocuklar
 
oluşturmaktadır. Karasara göre çalışma evreni ve genel evren olmak üzere 2 tür evren vardır.
 
(Karasar, 2004 )Biri genel evren, diğer evren ise çalışma evrenidir. Genel evren araştırma
 
sonuçlarının genellenmek istendiği birimler bütünüdür. Bir başka deyişle, herhangi bir araştırma
 
kapsamına giren olay, birey ve olguların tümüne evren denilmektedir. Bu araştırmanın evrenini 2
 
çocuk yetiştirme yurdu ve 3 ayrı ilkokul oluşturmaktadır. Araştırmanın Kocaeli ilinde 3 ayrı
 
ilköğretim okulunda 5.ve 6.sınıf öğrencileri ile ve 2 ayrı yetiştirme yurdunda gerçeklemeşi
 
planlanmaktadır. Toplam 240 öğrenciden oluşan örneklem grubunun, 120sini yetiştirme yurdunda
 
kalan çocuklar oluşturmaktayken diğer 120 sini ise aile içi şiddete maruz kalmış çocukların
 
oluşturması hedeflenmektedir.
 
2.4 Alınabilecek Bazı Önlemler ve Hedefler
 
Öğrencileri ve velileri bilgilendirici seminerler yapılması planmaktadır; Güvenlik önlemleri okul
 
ve okul çevresinde attırılması hedeflenmektedir. Okuldaki psikolojik danışmanlık birimi aktif olarak
 
kullanılacak ve varlığı daha sık hatırlatılacaktır. Öğrencilerin enerjilerini daha yapıcı bir biçimde
 
kullanmalarını sağlamak için sportif faaaliyetlerin sayısının arttırılması amaçlanmaktadır.
 
Önleyici programlar düzenlenmesi planlanmaktadır ve bu tür davranışlara maruz kalan çocuklara
 
destekleyici bir arkadaş grubuna ait olma ve arkadaş edinme konusunda hem sözel hem de sözel
 
olmayan bir başka deyişle beden dili etkili iletişim becerileri kazandırmanın yolları araştırılacaktır.
 
Okulların ve yetiştirme yurtları öğrencilerin ailelerini de dahil ederek geliştirecekleri programlar ve
 
eğitici faaliyetler ile birlikte çocukların okulda ve yetiştirme yurtlarında kendilerini rahat, mutlu ve
 
güvende hissetmelerini sağlamaları akran zorbalığını önleme çalışmalarının başarısı açısından
 
önemli olacağı düşünülmektedir.
 
Kaynakça
 
Ayan S. Aile içinde şiddete uğrayan çocukların saldırganlık eğilimleri. Anadolu Psikiyatri Dergisi
 
2007; 8:206-214.
 
Güleç, Topaloğlu, Ünsal, Altıntaş, (2012). Bir kısır Döngü olarak Şiddet. Psikiyatride Güncel
 
Yaklaşımlar .
 
Gökler, R. (2009). Okullarda Akran Zorbalığı, Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi.
 
İbiloğlu, Okan. (2012). Aile İçi Şiddet, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar.
 
Karasar N. (2004). Bilimsel Araştırma Yöntemi. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
 
Olweus, D. (1993). Bullying at school: What we know and what we can do. Cambridge: MA:
 
Blackwell.
 
Olweus, D. (1994). Annotation: Bullying at school: Basic facts and effects of a school based
 
intervention program. Journal of Child Psychology and Psychiatry and Allied Disciplines, 35(7),
 
1171-1190.
 

Uzman Psikolog Sarah Merve Ahmad

Naisa Psikoloji | Tüm Hakları Saklıdır